Bitcoin Yükseliyor: Piyasada Risk İştahı Yeniden Artıyor, Yükseliş Devam Edecek Mi?
Bitcoin, 5 Şubat’ta 60 bin doların altına düştükten sonra sağlam bir toparlanma sürecine girdi. Bu son yükselişle BTC fiyatı 81.500 dolara kadar yükseldi.
Ekim ayından bu yana kripto piyasası genel olarak zayıf bir görünüm sergilerken, son bir ayda yeniden para girişlerinin hızlandığı gözlemleniyor. Bu durum, hem Bitcoin’de hem de birçok altcoin’de belirgin bir toparlanma sağladı.
Bitcoin yükselişinde makro gelişmeler etkili oldu
Piyasadaki iyimserliği artıran unsurlardan biri, küresel risk iştahının yeniden artmasıdır. ABD ve İran arasındaki barış olasılıklarının gündeme gelmesi, jeopolitik risk algısını hafifletirken, Fed’in faiz artırmayacağı beklentisi de riskli varlıklara yönelimi destekledi.
Bu durum, yatırımcıların Bitcoin ve diğer kripto paralara yönelmesine zemin hazırladı.
Küresel Likidite Artışı Kripto Piyasasını Destekliyor
Bitcoin’in yükselişinin önemli sebeplerinden biri de küresel likiditedir. Global M2 para arzı ile Bitcoin fiyatı arasındaki ilişki, piyasalarda sıkı bir şekilde takip edilen göstergelerden biri olmaya devam ediyor.

Son bir yılda küresel piyasalara giren para miktarının 1 trilyon doları aşması, riskli varlıklar için olumlu bir zemin oluşturuyor. Ancak bu etkinin Bitcoin fiyatına her zaman aynı hızda yansıdığı da göz önünde bulundurulmalıdır.
Short Pozisyonlar Tasfiye Oluyor
Bitcoin’deki yükseliş, düşüş yönlü pozisyon açan yatırımcılar üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Geçtiğimiz 24 saat içinde kripto piyasasında 324 milyon dolarlık pozisyon tasfiye edildi ve bunun 260 milyon doları kısa pozisyonlar tarafından oluşturuldu. Bu süreçte yaklaşık 97 bin trader likidite oldu.

CoinGlass ve CoinMarketCap, kripto para piyasasında long-short tasfiyelerini anlık olarak takip eden başlıca veri platformları arasında yer alıyor. (coinglass)
Bu durum, piyasadaki yukarı yönlü hareketin kaldıraçlı işlemler üzerinde baskı yarattığını gösteriyor.
Spot Bitcoin ETF’lerinde Girişler Güçleniyor
Spot Bitcoin ETF’leri, yükselişi destekleyen önemli faktörlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Sosovalue verilerine göre, 4 Mayıs haftasında Bitcoin spot ETF’lerine 532,21 milyon dolarlık net giriş sağlandı. Toplam net varlıklar 106,44 milyar dolara, kümülatif net giriş ise 59,25 milyar dolara ulaştı. ETF tarafındaki bu tablo, kurumsal talebin hâlâ güçlü olduğunu ve Bitcoin’deki yukarı yönlü fiyatlamayı destekleyen faktörlerden biri olduğunu gösteriyor.

Stabilcoin arzı 322 milyar doları aştı
Piyasadaki likiditeyi gösteren önemli verilerden biri stabilcoin arzıdır. Stabilcoinlerin toplam arzının 324 milyar doları aşması, yatırımcıların kripto piyasasında işlem yapmak için hazır likidite bulundurduğunu gösteriyor.

CoinGape’in Q1 2026 raporunda stabilcoin arzının 316,4 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştığı belirtilmişti. Bu verinin ardından gelen artış, piyasadaki likidite beklentisini kuvvetlendiriyor.
Bitcoin İçin 100 Bin Dolar Bölgesi Yeniden Gündemde
Son 6 aylık likidasyon verilerine bakıldığında, yukarıda 100 bin dolar bölgesi, aşağıda ise 60 bin dolar seviyesi öne çıkıyor.

Bu nedenle Bitcoin’in 81.500 doları aşarak devam edip etmeyeceği, 100 bin dolarlık bölgenin önemli bir direnç alanı olarak izlenmesini gerektiriyor. Aşağıya doğru olası düzeltmelerde ise 60 bin dolarlık seviye kritik destek noktası olarak öne çıkıyor.
Yukarı Yönlü Senaryo
Bitcoin, 81.500 dolar seviyesinde kalıcılık sağlarsa piyasada yukarı yönlü beklentilerin güçlenmesi muhtemeldir. Özellikle short pozisyonların tasfiye edilmesi, stabilcoin arzındaki artış ve küresel likidite koşullarının destekleyici kalması, BTC’nin 90 bin dolarlık bandını yeniden gündeme getirebilir.
Bu seviyenin aşılması durumunda, likidasyon haritasında öne çıkan 100 bin dolarlık seviye ana direnç noktası olarak izlenecektir. Ancak, yükselişin sürdürülebilir olması için Bitcoin’in 80 bin dolar üzerinde kalması ve piyasa hacminin bu hareketi desteklemesi kritik bir öneme sahip olacaktır.
Bu makale yatırım tavsiyesi veya önerisi niteliği taşımamaktadır. Her türlü yatırım ve alım satım işlemi risk içerir; bu nedenle okuyucular kendi araştırmalarını yapmalı ve kararlarını buna göre vermelidir.
