Kamu Sektörü Borçlanma Gereksinimi (KSBG) Nedir? KSBG Hakkında Ayrıntılı Bilgi
(Kamu kesimi borçlanma gereksinimi: KSBG) Devletin bir yıl içinde toplam borçlanma ihtiyacını hesaplamak için kamu kesimi genel dengesi incelendiğinde, tüm giderler ile gelirler arasındaki fark belirlenir. Bu fark “kamu kesimi borçlanma gereksinimi” (KSBG) olarak adlandırılır. Bu açık yalnızca borç alınarak veya para basarak kapatılabilir. Açığın mutlak değeri yerine milli gelire oranının önemi büyüktür. Bu oranın yüksek olması, devletin borçlanmak için sermaye piyasasına girmesini zorunlu kılar. KSBG’nin başlıca bileşenleri arasında merkezi yönetim bütçesi açığı, KİT açığı, yerel yönetimler açığı, fonlar açığı, sosyal güvenlik kuruluşları açığı, döner sermayeler açığı ve işsizlik sigortası fonu açığı bulunur. Hesaplamalarda, “açık” yerine “fazla” verdiğinde KSBG azalır. KSBG / GSYH oranının artması, ekonomik dilde “mali kalabalıklaşma” veya dışlama (crowding out) olgusuna yol açar. Devletin para piyasasında aşırı etkin olması, faiz oranlarının sürekli yüksek kalmasına, dolayısıyla enflasyonist baskıların artmasına neden olur. Bu yüksek oran, özel sektörün borçlanabileceği kaynakları da kısıtlar. Böyle bir ortamda faiz geliriyle geçinen rant sınıfı zenginleşir ve gelir dağılımı bozulur. Yüksek faizler yatırım iştahını da zayıflatır. İç borç faiz ödemelerinin artması, bütçeden memur maaşlarına ve kamu yatırımlarına ayrılan kaynakların göreli olarak daralmasına yol açar. Borçlanma yerine dolaşımdaki paranın artırılması yoluna gidildiğinde ise enflasyon yükselebilir. KSBG / GSYH oranının Türkiye’de yüzde 4’ün üzerinde olması tehlike işareti kabul edilir. Oranın artış eğiliminde olması, krizin yaklaşmakta olduğunu düşündürür.
